12/7/2005 - Neden ???
Neden
İnsan kendini ne zaman yükseklerde hisseder? Ne zaman içindeki mutlulukla o yükseklerden aşağılara bırakır kendini? Ne zaman yaşanası günlerin sahiplerini arar bir yerlerde?
Çocuk ağlıyordu, eşi ise mutfakta onu bekliyordu... İki eli vardı ama uzun değildi.. Hamarattı genç kızken her oğlan annesi onu almak için yarışmışlardı birbirileriyle. İlk önce çocuğunu emzirdi en tatlısından şevkat sundu ona, sevgisini gösterdi. Ama eşi: “nerdesin Dilara ?”çabuk kahvaltımı hazırla, işe geç kalıyorum”, diyerek sesini salmıştı. Sanki evde değil pazarda karpuz satıyordu. Dilara derinden bir iç çekti, sabırla çabucak kahvaltıyı hazırladı.. Eliyle dolabı açtı, malzemeleri masanın üzerine koydu. Bir çatal derken işlem tamamdı.. Eşi kahvaltısını yapardı artık.. Gerçi onunda eli kolu vardı ama o erkekti, erkek çalışıyordu evinin ihtiyaçlarını o karşılıyordu hep. Dilara’ nın parasını da alırdı harcar diye ama onun aldığı paraları ne yaptığını da bilen yoktu..
O gün izinliydi Dilara; eşi gider gitmez bayiden aldığı bir günlük internet bağlantı şifresini kurdu bilgisayarına. Kendini unutma zamanı gelmişti. Çocuk da uyumuştu oh ne güzeldi. Sigarası ve içindeki volkan bir olup başladılar odayı mutluluğun sisiyle Doldurmaya.
''slm'' , ''nasılsın canım'' Cümlesi ilk geldiğinde gözlerinin ufuklarında şimşekler çaktı Dilara’ nın. zamanı durduramadığı anlar geldi aklına. Duvaklı bir şekilde gelin arabasından indiğinde bu eve girmek istemediğini anımsadı. İçimizde doğru olduğunu zannettiğimiz nice kararlarımız vardır pişmanlık duyduğumuz, nice kendimizi aldatışlarımız vardır inatlara karşı yapmış olduğumuz. Dilara da öyle yapmıştı. Güzeldi, çok güzel ve çirkin olmak başa belaydı bu zamanda. Güzel olsan konuşanın çok olurdu, çirkin olsan bol bol reklamın yapılırdı kadınlar meclisinde? Dilara bulunduğu ortamdan kurtulmak için evlenmişti, sonradan anladı öfkeyle kalkanın zararla oturduğunu, evlenirken melek olanın evin içinde hep gözünün trende olduğunu.
Kah bir deniz kenarında yakamoz seyrettiler, kah duygularını çarpıştırıp uzaktan uzağa göz göze geldiler. Leyla ile mecnunun ayrılıklarından konuştular. Çelebisi oldular aşkın, cisimsiz. Sevmek buymuş dedi Dilara, kavuşamamakmış dedi. Acısıyla kahrolmakmış sevgilinin.. yokluklarda mutluluk yaratabilmekmiş yaşmak, diye düşündü. Görüp de dokunamadığı, kendisi kadar tanıyamadığı bir insanı sevmişti ama bu nasıl olmuştu o da farkında değildi.
Aldatmanın en kötüsü tensel değil, duygusaldır aslında. Dilara hiç bir zaman aklından birincisini geçirmedi ama ikincisini çoktan yapmıştı bile. Ne yapsındı? bir merhaba, bu gün neler yaptın demek yoktu eşinde. İşten gelir yemek hazır mı diye sorardı ilk. Onun çayı gelsindi sonra. Meyvelerini yesindi televizyon seyrederken. Kumandanın tek sahibi oydu. Dilara’yı bırakın çocuklarının bile başını okşamazdı sevgiyle. Hadi dışarı çıkalım yemeği dışarıda yiyelim hep beraber, sinemaya gidelim, hafta sonu şunu yapalım demezdi. Dilara şefkati bulduğu yuvaya konmak istedi o kadar, gerisi yalandı ama çocuklarını düşünüyordu, onlara hiç belli etmiyordu; babalarına duyduğu nefreti, içindeki saklı sevgiliyi. Tek belli ettiği şey nete giremediğinde içinden onlara taşmasını engelleyemediği stresiydi.
Aynı yastık da iki duygu yan yana geliyordu her akşam. Birisi deniz kenarında birisi ırmak kenarında seyrediyordu yıldızların kaymasını. Göz göze gelmeden sahte bir özlemle oturuluyordu misafirlerin karşısında. Her sabah yeni yeni konuşmalarla doğuyordu güneş. Oysa insanız bizler. Kendimize saygı duyulmadığında neden saygısızlıkla cevap veririz ki muhatabımıza? Neden cesaretimizi elimize alıp kendimize saygı duyulmasını isteyemeyiz ki? neden sevmediğimiz bir insanın onurunu zedeleyerek onu sırtından bıçaklarız ki? neden her yolun ayrımı varken iki yolu aynı evin kapısında birleştirmede inat ederiz ki? neden bize ulaşmak isteyenlere yollarımızı kapatırız ki? neden ikilemlerimizi bir yana bırakıp sevdiklerimizle yan yana yaşamak için çabalayamayız? İçimizde, bilinçaltımızda sakladığımız hisleri neden nette dile getiririz? Bulduğunu kaybetmekten korkmak mı yoksa bulunduğu yerden memnun olup lafın gelişi sevmek mi? NEDEN... 
|
|
Yorum yaz!
|
12/7/2005 - uykusum ama |
| Yazan: lunkfu |
| evet uykusuzum ama yazını okuyacak kadarda halim yok, sadece gece gece benim gibi birilerinin olduğunu bilmek yazı ekleyen ve blog başında tek tesellim oldu.. neyse hadi iii sabahlar artık.. gece bitti be yavv. |
| Bağlantı |
12/7/2005 - Selamlar |
| Yazan: yasamdoga |
işte öyle bir şey...Şiir..Anlayabilene..
Hayat yaşamasını bilene
Dostluk değerini bilene
SEVGİ.Hakedene |
| Bağlantı |
22/7/2005 - Hayat |
| Yazan: NaZLIBaRBie |
| Hayatı yaşamasını bilenee doğruu... Ama hayata bağlıı gençliğin baharındaa ölümü hakketmeyenlerr.. ölüyorlarr.. Ölmesii gerekenler hayatta kalıyorr... Yada ölmek isteyenlerrr hayatta kalıyorr sevdiklerii gdiyorr... Amann yine depresifliğim üstümdee... |
| Bağlantı |
26/8/2005 - Başlıksız Yorum |
| Yazan: sideby |
| gece gece iyi geldi huzurlu |
| Bağlantı |
19/5/2006 - bu ne yaaaa... |
| Yazan: bobmalley faruk |
| ya abi bu bok gibi bişey olmuş bize ne yaaaa bunlardan zaten NAZLIBARBİEciğim kusura bakma ama siten bok gibi olmuş... |
| Bağlantı |
5/9/2006 - sevgi |
| Yazan: isimsiz |
bence sev sevdikce sevileceksin her zaman bir ol tek ol sevgilerimle
I love you daling |
| Bağlantı |
5/9/2006 - aşkım |
| Yazan: aşk ile sevgi |
sevgi nedir bilmezsiniz
belkide bilirsiniz sevdiniz
peki sevdiğinizi elinizden aldılarmı???
benimkini aldılar
lütfen kimsenin sevgilisini elinden almayın
hatamı söyleyin
sevmek suçmu
bilirmisiniz iyikide bu siteye girdim içim açıldı çünkü
ben
OĞUZUMU
çok
seviyom |
| Bağlantı |
9/9/2006 - ayyy uykum......... |
| Yazan: limra |
ya off
gece bi uyandm
google'a girdm
bunu yazdm
RA_HA_T_LA_D_I_I_I_MMM |
| Bağlantı |
5/11/2006 - bu yazı |
| Yazan: tanımsız |
| bu yazıdan hiç bişiy anlamadım bu yazıyı nası buldum merak ediyorum barbienin hayatı diye yazdım googlea bu çıktı anlamamamın sebebi ise çözmeye çalışıyorum yazıyı yani tam olarak okumadım diye bilirim |
| Bağlantı |
21/1/2007 - barbie |
| Yazan: Sinehan |
| slm barbieyi çok seviyorum |
| Bağlantı |
21/1/2007 - barbie |
| Yazan: Fatma |
| Slm barbie seni çok seviyorumm sende beni seversen çok mutlu olurum |
| Bağlantı |
19/6/2007 - barbie |
| Yazan: isimsiz |
| barbie en güzel kişi sensin |
| Bağlantı |
16/9/2007 - barbienin bir oyununu istiyorum |
| Yazan: |
| selamün aleyküm herkese ben sizden bir oyun istiyorum hani petek oyun da maceracıkız varya işte ondan istiyorum bu sefer değişik olsun o kız yerine barbi e olsun mesela barbi e esnediğinde oyunda onu yatağına yatırırız sıkıldığın da kitap okuttururuz.işte bu tip oyunları çok severim sizde-n lütfen bu oyunu yükeleme nizi isterim bu siteye |
| Bağlantı |
18/9/2007 - :( |
| Yazan: HaKaN |
| Bütün gün iş yeri stresi...biraz kaçamak yaptım ve kendimi burada buldum.Aslında nasıl girdiğimi ben bile bilmiyor ve hatırlamıyorum...Okudum bende sizler gibi hepsini Evet Mükemmel süper bişey paylaşım için çok tşk arkadaşımm |
| Bağlantı |
|
YüReĞiM eMiR aLDı
Kalemim yüreğimden emir aldı.Hayata , sevgiye dair yazılar yazılacak bu satırlara, çok uzaklarda belki de hiç göremiyeceğim; fakat yürek gözüyle her an gördüğüm insana ulaştırılacak bu satırlar.Tüm anlaşılmazlara tüm olumsuzluklara inat sevginin gücü ispat edilecek ve sonsuzluğa imza atan sevgileri kalacak.Zamana mekana meydan okurcasına açılacak sonsuzluğun kapılar ve hayallerindeki sıcaklığa huzura kavuşacaklar, bir olacaklar .Ayrı bedenlerde bir can olacaklar .Uzakları yaran bakışlarla birleşilecek bakışlar ısıtacaklar geçmiş gelecek ve şu andaki zamanı.Ayrılığın hiç söz edilmediği ve edilmeyeceği yarınlarda buluşacaklar .Ve bir daha asla yabancı yüreklerde ne can nede canan olacaklar.
oNLiNe ZiYaReTÇiLeRiM
• Banshee • PRiNHa • eReNBeBeK • joezombi • CarDinAL • yasamdoga • penelope • MyTeaRS • TeDDy
|